21 Şubat 2025 Cuma

HELAL SERTİFİKASI

ALMANYA’DA HELAL SERTİFİKASI DAĞITAN CEMAATLER VARMIŞ - Allah’ın konuşmaya başladığı yerde kula susmak düşer- Rüştü KAM Bana getirilen bilgilere göre; helal sertifikası satan cemaatler ve dernekler varmış Almanya’da. O sertifikanın asılı olduğu işletmelerden et alırsanız helal oluyormuş, diğer yerlerden alırsanız şüpheli oluyormuş. Yani sertifikanın asılı olmadığı yerlerden et almak haram demeye getiriliyor. Helallik ve haramlık hükmü, et üzerinden yürütülüyor. Gerekçe şöyle: “Almanya’da hayvanlar besmelesiz kesiliyormuş veya kesilmeden önce alınlarına kurşun sıkılarak öldürülüyormuş ve öldükten sonra da kesiliyormuş. “ Bundan dolayı harammış. Kurşun ile öldürülme konusu tartışmalı bir konu olsa gerek. Acısız bir kesim şekli gibi geliyor bana. Helal sertifikasını veren cemaatler kesim kontrolü yaparak tespitlerde bulunuyorlarmış ve uygun kesim yapanlara ve onun etini satanlara helaldir damgalı sertifika veriyorlarmış. Karşılığında da yıllık 3.000 Euro para alıyorlarmış. Ben bu cemaatlerden bazılarının yetkilileriyle telefon ile görüştüm. Bu cemaatler elbette iyi niyetle yola çıkmış olabilirler. Cemaatlerinin haram lokmayla beslenmesine gönülleri razı değildir. Hassasiyetlerinden dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Alınan bedelin de karşılığı mutlaka vardır. Bu işi yapacak personel istihdam etmiş de olabilirler. Bu da doğrudur. Yanlış olan, zaten helal olan ‘eti’ önce haramlaştırıp sonra da onu helalleştirmek için sebepler üretip ve de ürettikleri sebepleri helal sertifikasına bağlamalarıdır. Haramlık konusunda da sadece hayvan kesimine odaklanıp, hayvan İslâmî usullere göre kesildi mi kesilmedi mi? Gibi sorularla insanların kafalarını bulandırmalarıdır. Günümüzün şartlarında haramdır denilebilecek o kadar yiyecek ve içecek varken sadece ete odaklanmanın anlamı yoktur. Fıkıh kaidesidir; “bir şey hakkında haramdır diye hüküm yoksa helal mıdır diye araştırılmaz.” O helaldir. Hüküm koyucu Allah’tır. Din O’nun dinidir kul da O’nun kuludur. Araya girerek dinin Sahibi ’ne din öğretme küstahlığına düşmemek lazımdır. Dinin Sahibi haramlar konusunda neler buyurmuş bakalım: “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz ve helâl olanlarından yiyin! ” (2 Bakara 172) -Yüce Mevla burada genel bir tespit ile kullarına tavsiyelerde bulunuyor. Neyin temiz olduğuna dair kararı da biz kullarına bırakıyor. Haram kıldıklarının dışında kalanlar temiz olmalı diye düşünmek lazımdır. “Ey iman edenler, Allah'ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın. Şüphesiz Allah, haddi aşanları sevmez.”( 5 Maide Suresi, 87) -Bu ayette de bir uyarı var. O, kulunu tanıyor. Hem de çok iyi tanıyor, karakterini biliyor ve çıkarını ön planda tutarak, Kendisi ile kullarını aldatacağını da biliyor ve ona “Haddini aşma! Haddini aşarsan haddini bildiririm” diyor. Ciddiye alınması gereken ciddi bir tehdittir bu. “Haddini aşma...!” Bu açıklkamalar ve uyarılardan sonra da sıralıyor nelerin haram olduğunu Yaratıcı: “Size şunlar haram kılındı: Kendiliğinden ölen murdar hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkasının adına kesilen hayvanlar, henüz canı çıkmadan yetişip şartına uygun tarzda kestikleriniz dışında boğularak, bir şey vurularak, yukarıdan yuvarlanarak, boynuzlanarak yahut yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanarak ölen hayvanlar, putlara ait sunaklarda kesilen hayvanlar ve zar atarak, kumar oynayarak elde edilen etler, yiyecekler. Bunları yemek, Allah’ın yolundan çıkmaktır…Ancak kim açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa, günaha meyletmeksizin haram olan bu etlerden yiyebilir. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.” (5 Maide 3) Daha sonra da haram kıldıklarının altını kalın çizgilerle çizerek, Peygamberine hitaben, bilhassaa böyle hususlarda şakasının olmadığını ve olmayacağını sesini yükselterek haykırıyor: -“Onlara şöyle de: “Bana vahyedilenler içinde, bir kimseye haram kılınmış yiyecekler olarak sadece ölmüş hayvan etini, akıtılmış kanı, bir pislikten ibaret olan domuz etini, bir de yoldan çıkma mânasında bir günah olarak Allah’tan başkası adına kesilmiş hayvanı buluyorum. Fakat kim yasaklanan bu şeylerden yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla yiyebilir. Çünkü senin Rabbin çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.”(6 Enam 145) -Allah, haram kıldıklarını tekrar tekrar belirttikten sonra, kullarını sıkıntıya sokmamak miçin bazı istisnalar da getiriyor. “Zora düştüğünüzde haram kıldıklarım bile sizlere helaldir” diyor ve kullarına karşı ne kadar merhametli olduğunu bir kez daha vurguluyor ve devam ediyor; “Ehl-i kitabın yiyecekleri sizin için, sizin yiyecekleriniz de onlar için helaldir” (Mâide sûresi, 5/5) -Bu ayetin ifadesine göre Allah ehl-i kitabın yiyeceklerini müslümanlara helal kılıyor. Kullarını sıkıntıya sokacak bir eksik bırakmıyor. O zaman şöyle demek lazımdır: Allah’ın konuşmaya başladığı yerde kula susmak düşer. Biz de ehl-i kitap bir toplumun içinde yaşadığımıza göre; susulması gereken yerde susmasını bilmemiz gerekir. Konuşmaya devam ederek insanları Allah ile aldatmaya kalkmak büyük bir yanlıştır. Allah’ın buyrukları apaçık ortada dururken, helal sertifika sevdalılarının neyin peşinde olduğunu anlamak oldukça zordur. Nahl suresinde ise son noktayı koyuyor dinin Sahibi: “Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.”(16 Nahl 116) -Allah, bu ayette haram olmayan bir şeyin haram olarak adlandırılmasına fevkalade öfkeleniyor ve o işi yapan kişiye, cemaate, dini kuruluşlara “siz yalancısınız” diyor. Size haddinizi bildireceğim diyor. Daha ne yapsın güzel Mevla’m, eline sopasını alıp sokağa mı çıksın?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder